*


*

* **

*

TERÖRÜ LANETLiYORUZ

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !.. - Blogcu


NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !..

25/7/2008 - ATATÜRK ve DEMOKRASİ


Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. ATATÜRK

 

Cumhuriyet Köyü Çocuklarına Destek Kampanyası
Türkiye Gençlik Birliği olarak Türkiye'yi Aslanoğlu çocuklarıyla dayanışmaya çağırıyoruz.

Türkiye Gençlik Birliği Önceki Genel Başkanı Adnan Türkkan, 23 Temmuz 2008 günü yaptığı açıklamayla kampanyayı kamuoyuna duyurdu. Açıklamanın tam metni:

Diyarbakır'ın Bismil ilçesi Aslanoğlu köyü önderi Muhyettin Öksün ve yeğeni Ömer Öksün 17 Temmuz 2008 günü uğradıkları silahlı saldırı sonucu ağa Nevaf Kahraman'ın adamları tarafından şehit edildiler.

Yıkılsın Ağalık Yaşasın Cumhuriyet diyen Cumhuriyet Köylüleri'nin Mücadelesini Yürekten Destekliyoruz

Tüm Türkiye Aslanoğlu köylülerini ağalığa karşı, "yaşasın Cumhuriyet" sloganıyla verdikleri mücadeleyle tanıdı. Yaptıkları eylemlerle Türkiye'ye çıkış yolunu gösteren Arslanoğlu köylüleri, köylerinin adını Cumhuriyet köyü olarak değiştirmişlerdi.

Cumhuriyet köylülerinin kazandıkları en büyük başarılardan biri Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nin geçtiğimiz Aralık ayında hazine arazilerinin ağaların ellerinden alınarak yoksul köylüye verilmesi gerektiği şeklindeki kararı oldu. Bu karar Diyarbakır'ın çevre köylerinde de büyük sevinçle karşılanmıştı.

Bölücü Teröre ve Gericiliğe Karşı Çözüm

Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nin bu kararı, bölücü terörün önemli bir sorun haline geldiği günümüz koşullarında daha da önemli ve anlamlıdır. Çünkü bölücü terörü alt etmek, milli birlik ve bütünlüğünü korumak göreviyle karşı karşıya gelen Cumhuriyetimiz; milletimizin bir parçası olan Kürt kökenli yoksul vatandaşlarımızı kazanmak zorundadır.

Bismil'in Aslanoğlu köylülerinin ağalığa karşı mücadeleleri temel ihtiyacı gösteren işaret fişekleridir. Bu eylemlerin başarılı olması ve köylüleri toprağa kavuşturacak yasal düzenlemelerin yapılması Cumhuriyete olan bağlılığı pekiştirecektir. Cumhuriyet, yoksullarını ağaların zulmünden ve yoksulluktan kurtaracak, bu da güveni arttıran ve bağlılık yaratan bir etken olacaktır.

Türkiye Gençlik Birliği olarak Türkiye'yi Aslanoğlu çocuklarıyla dayanışmaya çağırıyoruz. Cumhuriyet'in çocukları yalnız değil!

Cumhuriyet çocukları için haydi göreve!

1 - EĞİTİM BURSU

Yoksul, topraksız Cumhuriyet (Aslanoğlu) Köyü'nde şu an 65 ilköğretim 5 de lise öğrencisi bulunuyor. 17 Temmuz'da ağanın adamlarınca öldürülen Muhyettin Öksün'ün 9 çocuğundan 5 tanesi öğrenci. Başta Muhyettin Öksün olmak üzere tüm yoksul çocuklara eğitimlerine destek olacak burs sağlamak kampayamızın öncelikli hedefidir. Burs sağlanan öğrencilerin eğitimlerinin sürekliliği ve başarı durumlarının takibi bizzat kampanyayı yürüten TGB tarafından ve burs veren gönüllülerce yapılacaktır.

2 - KIRTASİYE YARDIMI

Okulda daha iyi bir eğitim alabilmeleri için öğrencilerin, (çanta, kalem, defter ve resim malzemeleri vb.) ihtiyacı vardır.

Elimizde yeterli sayıda ansiklopedi bulunduğu için, ansiklopedi yardımı gerekmemektedir.

3 - GiYİM EŞYASI YARDIMI

7-15 yaş arası çocuklarımız için parka, bot, ayakkabı, kazak vs. her türlü giyim eşyasına ihtiyaç vardır.


Cumhuriyet çocukları için haydi göreve!

Tüm milletimizi yiğit Aslanoğlu köylülerinin çocukları için eğitim kampanyasına destek olmaya davet ediyoruz.

Her türlü eğitim araç gerecini Diyarbakır'a ulaştıracağız.



Sahip çıkalım!
Cumhuriyet'in "kimsesizlerin kimsesi" olduğunu gösterelim!
Bu ihtiyaçlar doğrultusunda yapacağınız yardımları aşağıdaki iletişim adreslerinden bizlere ulaştırabilirsiniz.


cumhuriyetcocuklari2008@gmail.com

İstanbul Attila İlhan Kültür Merkezi
Meşrutiyet Cad. 3/2 Galatasaray Beyoğlu - İSTANBUL (0 212 293 42 42)


Ankara Attila İlhan Kültür Merkezi
Selanik cad. 32/4 Kızılay - ANKARA

http://www.tgb.org.tr

HEPiMiZ TÜRKÜZ ATATÜRKÇÜYÜZ !..

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Yazıyı arkadaşına gönder
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
june25
june25

ŞEHİDİM HAKKINI HELAL ET

ŞEHİDİM HAKKINI HELAL ET

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

___NEDİR TÜRK OLMAK___ Aslında çok şeydir, Türk olmak. Türk olmak, Osmanlı'nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi. Kosova'da ve Bosna'da, Batı Trakya'da ve Makedonya'da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir. Türk olmak Kıbrıs'ta, Hocalı'da, Anadolu'da ve Balkanlar'da soykırıma uğrayıp, yapmadığın soykırımla suçlanmaktır. Türk olmak faşist olmaktır, vatanına, yurduna,tarihine sahip çıktığınca. Türk olmak demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, yurduna, tarihine sahip çıkmadığınca. Türk olmak lisanının Avrupa'da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini anlatamamaktır. Avrupa'da hor görülmek Türk olmaktır, ataların bir sürü asır önce Viyana'yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir, sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana'yı yakmadığın için. Türk olmak Selanik'te Pontus Anıtı'nın, Viyana'da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta'da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir. Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir. Üç kıtadan dönüp, bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir. Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır. Arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icad edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta, kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir. Türk olmak; Troya'dan bu yana, Sümer'den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır. Doğu Roma'yı da Batı Roma'yı da yıkıp, yeni Roma olan AB'ye girmeye çalışmaktır Türk olmak. Türk olmak, Mostar'da köprüdür, Kerkük'te kaledir, İstanbul'da Kızkulesi'dir, Anadolu'da buğdaydır, Çukurova'da pamuktur, Ege'de tütün, Karadeniz'de fındık, Trakya'da ayçiçeğidir. Türk olmak Çanakkale'de ölmektir. Çanakkale'de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanene taşımaktır. Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlından helallik almaktır. Sabahları odana rahmet dolsun diye, camı açmaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır. Yağmura rahmet; kara, bereket diye bakmaktır. Türk olmak, harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile, paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır. Türk olmak askere davul-zurna ile uğurlanmaktır, belki de dönmeyeceğini bilerek. Türk olmak, annenin ardından "bir oğlum daha olsun, onu da göndereceğim" demesidir. Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken "vatan sağ olsun" demesidir. Türk olmak "Türk çayında radyasyon olmaz" yalanları ile, "gusül abdesti alana aids bulaşmaz" dolanları ile yaşamaktır. Her hükümetin enkaz devraldığı, ama asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır. Türk olmak, ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. Göz hakkına, diş kirasına saygıdır Türk olmak. Evindeki bir kap aşın yarısını tanrı misafirine vermektir. Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak. Türk olmak, milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık'a, Belgin Doruk'a aşık olmaktır. Türk olmak, aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir, öldürmektir. Sevdiceğinin elini bir tez tutamadan, toprağa girmektir. En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. Eşkıyaya türkü yakmaktır, Türk olmak. Milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, Türk olmak. Türk olmak Yunus'u bilmektir, Aşık Veysel'i sevmektir. Mevlana'yı, Hacı Bektaş-ı Veli'yi ve Hoca Yesevî -tek bir satırını okumasa da- yüreğinde taşımaktır. Türk olmak, saz çaldığında, ney üflendiğinde, kös dövüldüğünde ve kaval çaldığında, yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü'nde... Hayatın sana verdiklerine "nasip", vermediklerine "kısmet" demektir. Her işin "hayırlısına" inanmaktır ve "feleğe" küfretmektir ve ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir. Türk olmak, Asya'da batılı, Avrupa'da doğulu diye tepki görmektir. Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı Yaradandan ötürü sevmektir. Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir. Türk olmak, mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir. Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir. Türk olmak, buhran zamanında Arjantin'de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir. Türk olmak en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir. Zor iştir Türk olmak. Türk olmak Anadolu'da her düşen yağmur damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir. Türk olmak, medeniyetler mezarlığı Anadolu'da dik durabilmektir.


SU YAŞAMDIR

KAMPANYALAR_BAĞLANTILAR

*

 ÇOCUK PORNOSUNA HAYIR...BİR MUMDA SİZ YAKIN

TÜRK DEMEK, TÜRKÇE DEMEKTİR! NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE. ATATÜRK
NUH'UN GEMİSİNDE YERİNİZİ AYIRIN

AYRINTILAR İÇİN RESME TIKLAYIN

AYRINTILAR İÇİN RESME TIKLAYIN
küresel ısınma

*
**

**


*

HABER TÜRK

KKTC HABER


GÜNLÜK
BURSA NUTKU Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, "demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek" Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir." İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği! ATATÜRK

....

______GÜNAYDIN_____ gününüzün aydın olması için lütfen yedi haneli şifrenizi giriniz üç kez değil, bir ömür hatalı girmiş de olsanız yeniden deneyiniz şifrenizi unuttuysanız "konu" kısmına “bağımsızlık” yazıp bize gönderiniz gönderilen “Atatürk” şifresini yazarken büyük ve küçük karakterlere dikkat edip şifrenizi lütfen herkese gösteriniz... düş hekimi _____ÇAĞRI_____ Oğuzam Türk menem… Bayatlardan Türkmenem… Damarlarındaki asil kan Aslına çektiğin ırk menem… Yaprağın asılı dallar, Gövdeni taşıyan kök menem… Yolunu gözleyen yar Aşkınla çarpan ürek menem… Can içre canan bilmişem gavim gardaş, nerdesen Yedi koldan, Yirmi dört boydan gelmişem Orta Asyadan… Yayından fırlayan ok Huduttan hududa atılan mızrak Deli havalar soluyan kısrak gibi esmişem… Az gitmişem, uz gitmişem Dere tepe düz gitmişem… Kuş uçmaz kervan geçmez dağları Göçebe adımlarla gezmişem… Irağı yakın, yurdumu Irak eylemişem… Tırnaklarımla oymuşam tortu kayaları Kıraç toprakları gözyaşlarımla sulak etmişem… Kızgın tohumlar serpmişem, Emek vermişem, Aşa getirmişem… Türk illerine haber salmışam Selçuklu şah-ı sultanlarım adım atmış otağıma Kapıda karşılamışam civan mert erlerimi Başım gözüm üstüne berhudar ağırlamışam… Musul’da Zengiler Kerkük’te Kıpçaklar Erbil’de Beg Teginliler Yiğit yatağı Atabegler kurmuşam Dokuz başlı tuğlar aparmışam yad ellere Türk’ün adını âlemlere duyurmuşam… Bayındır Kızanı torunlarımı kucaklamışam Bahar coşkusu Akkoyunlar gibi ovalara yayılmışam… Sultan Cined’in emaneti Şah İsmailimle pişirmişem ham yanlarımı Ocağımda tüten Safevi ateşiyle alev alev yanmışam… Genç Osmanlıyla açmışam Bağdat’ın kapısını Cahiliye devrini hepten kapatmışam… Dil, din ve ırk özgürlüğüyle donatmışam halkları Çıra gibi aydınlatmışam kör karanlık tarihi Çevreme ilim, irfan, ışık saçmışam… Derin hülyalara dalmışam gavim gardaş, nerdesen… Ne zaman ki Türk birliğine diş bilemiş düşman Çapraz fişek silahıma davranmışam… Zırnık ödün vermemişem haa sevgimden Korkmamışam heç Ölümleri kuşanmışam… Yalın ayak koşmuşam Kafkas cephelerine Sarıkamış harekâtına katılmışam… Buz kesmiş yüreğim Allah-u Ekber Dağlarında Katmer katmer kefensiz donmuşam… Çanakkale’de etten duvar olmuşam Göğüs göğüse çarpışmışam Allah vekil Bir adım geçirmemişem gâvuru öteye Nasıl ki Harb-i cihanlarla zayıflamışam Güçten kudretten düşmüşem heyhat Yeraltı kara yağlarım sulandırmış ağızları Hemhal manda manda paylaşılmışam… Öyle ki Et ve tırnak misali ayrılmışam Süt kuzu yavru gibi koparılmışam Anadolu’dan Yılanlar tıslamış Köpekler hırlamış ardımdan, Sahipsiz kalmışam gavim gardaş,nerdesen… Üst üste cansız yığılmışam… Gavurbağ’da linç edilmişem… Adalet beklemişem Duy hele Kimliğim değiştirilmiş El-Temim olmuş Türkmen Kerkük Hafızalardan kazınmışam… Baas Baas bağırmışlar partizanca Kin kusmuşlar yüzüm barabarı, Evimden yurdumdan göçe zorlanmışam… Kollarım kırılmış omuzlarımdan İşkencelerle yoğrulmuşam… Gözlerim kan çanağı Fincan fincan oyulmuşam… Ölmem yetmemiş kâfire İp sarılmış cesedime Sokaklarda dolaştırılmışam… Cıncık gibi ortalığa saçılmış cism-i bedenim Lime lime dağılmışam gavim gardaş, nerdesen… Beterin beteri var… Biri getmiş, ötekiler gelmiş… Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşam… Mavzerler çevrilmiş üzerime Tetiklere sarılmış Puştlar Merhamet beklerken, zulüm bulmuşam… Böyük devletlerin böyük oyunu Yok etmek Türk’ün soyunu Çoraplar örülmüş Çuvallar geçirilmiş başıma Aslanım; kediye boğulmuşam… Okumak yazmak yok… Dilim damağıma bağlanmış Düşünmem, konuşmam, kızmam yasak… Başın kaldırıp bakmak Gözün ucuyla süzmek ne cüret… Elim ayağıma dolanmış Oturmam, yürümem, gezmem yasak… Taş kesilmişem gavim gardaş, nerdesen… Di gah gel… Di gel ölem di gel… Adına gurban olam di gel… Alnına kanım çalam di gel… Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen… Yurdum Türkmen eli, can özüm sen… Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen… Oy men ölmüşem gavim gardaş nerdesin ALİ YAŞAR

sayfa başı


*

*

İNCOŞ

SEVGiYLE KALIN